Sultanbeyli Masaj Salonu Masöz Sultan
Sultanbeyli Masaj Salonu
Sarayın bu kısmı daha az nostaljik, daha çok modern tasarlanmış olmasına karşın, Cinder yine de yol kenarında bir dizi gülümser suratlı, çömelmiş Buda heykeli bulunduğunu gördü. Hava aracına ödemesini yaptıktan sonrasında otomatik cam kapılara doğru yürürken, ayak bileğinde belli belirsiz bir titreşim hissetti -Buda heykelleri, gelen ziyaretçilerin üstünde tabanca araması yapıyordu. Çelikten ayağının herhangi bir alarını tetiklemediğine sevindi. İçeri girdiğinde, ona adını soran ve asansörlerin orada beklemesini söyleyen bir android tarafınca karşılandı. Araştırma merkezinin içi son aşama faaldi -diplomatlar, doktorlar, elçiler ve androidler, herkes kendi işiyle ilgili olarak koridorları arşınlayıp duruyordu. Sultanbeyli Masaj Salonu
Sultanbeyli Masaj Salonu
Asansörlerden birinin kapısı açıldı ve Cinder, kalabalıktan uzaklaşma fırsatına sevinerek içeri adım attı. Kapılar kapanmaya başladı ama sonrasında yarısında durdu ve ardından tekrar açıldı. “Lütfen bekleyin,” dedi, asansör operatörünün mekanik sesi. Bir an sonra, yarım yamalak açık kapılardan içeri Prens Kai daldı. Sultanbeyli Masaj Salonu “Üzgünüm. Beklediğiniz için teşekkürler.” fakat Cinder’i görmüş olduğunde donakaldı. “Linhmei?” Cinder yaslandığı asansör duvarından ayrıldı ve becerebildiği kadar naturel bir şekilde eğilerek selam verdi. Aynı sırada, sol eldiveninin de bileğine kadar çekilmiş hâlde olduğundan kesin oldu. “Majesteleri.” Ağzından çıkan bu kelime biraz fazla hızla söylenmiş, içi boş kalmış gibiydi ve Cinder bir şeyler daha anlatmaya, aradaki boşluğu doldurmaya niyetlendi. Fakat başka aslabir şey söyleyemedi. Kapılar kapandı ve asansör yukarı çıkmaya başladı. Cinder boğazını temizledi.
Otuz dakika içinde bir bildiri yayınlayacağım.” Sultanbeyli Masaj Salonu “fakat neden şimdi geliyor? Tüm ulusça yas tutarken?” Prens tatsızca gülümsedi. “Çünkü yas tutuyoruz.” Kai durdu. Koridorda hızlıca göz gezdirdikten sonra başını Cinder’a yaklaştırdı ve sesini alçalttı. “Ben de çalışmalarıyla ilgili görüşmek için Dr. Erland’ın yanına gidiyordum. Kapı, arkasından kapanmıştı bile. Cinder açık kalmış ağzını kapattı. Aklında çeşitli düşünceler uçuşmaya başlamıştı. Dr. Erland dilini şaklattığında, Cinder söylemek istediği ve içinde kalan her şeyi ona sıralamak üzereydi ki adam sırtını dönerek çalışma masasının arkasına yöneldi.
Son yorumlar